tuxLinux, linux, linux…

Ben Linux ismini ilk bilgisayar dersinde duymuştum, o zamanlar bana gereksiz gelmişti; aslında gereksizden çok kendime “kim şimdi 15 yıldır kullandığı Windows’u bırakıp da yepyeni bir işletim sistemine geçecek” demiştim. Şimdi mi? Şimdi 15 yıl boyunca Windows kullandığım için kendime küfr ediyorum.

Ben Linux’ü ilk Ubuntu ile denedim o sıralar çok da hevesli değildim ama denemek de istiyordum; ama hala ilk işletim sistemim olarak Windows’u kullanıyordum. Daha sonra Windows sorunlar çıkarmaya başladı ve bütün sabit diski formatlayınca Ubuntu da gitti. Sonraları da Linux hayatımdan çıktı gitti. Ancak 2 ay önce arkadaşın tavsiyesi ve bana yardım edeceğine söz vermesi üzerine bu sefer Pardus‘u denedim. Size şu kadarını söyleyeyim Pardus’u kurduğum günün akşamı, benim için Windows tarih olmuştu. Pardus’u sadece bir ay kadar kullandım ve sonra aynı arkadaşın aynı vaadleri üzerine ArchLinux‘a geçtim; ve gayet de memmunum.

Linux’a geçişimi anlattığıma göre pazarlamaya geçebilirim :D İlk başta Windows’un en büyük özelliği, tamamen son ve deneyimsiz veya bilgisiz kullanıcının faydalanabilmesini hedeflemesi. Bu kullanımı son derece kolay, ve kullanıcı dostu demek. Tabi bunun bazı dezavantajları da var; bence bunların en başında kullanıcı işlerini rahat yapsın diye siz farkında olmadan arkada bir sürü şeyin çalışıyor olması; bu da sistemin çökme olasılığını ve açıklarını arttırıyor ve bol bol “mavi ekran” veya “sistem bir tehlikeden kurtarıldı” tarzı mesajlarla karşılaşmanıza neden oluyor. Ayrıca Windows’un ve Windows ortamında çalışan hemen hemen bütün programların kaynak kodları kapalı olduğu için programı yazan kişi bir güvenlik açığı bırakmış mı veya bi “arka kapı” eklemiş mi bilemiyorsunuz. Tamamen yasal yani çalışan bütün programların lisansları alırsanız ise sırf yazılım maliyetiniz 1000 doları geçiyor. Şimdi gelelim Linux’e; Linux’un ve Linux’te çalışan çoğu programın kaynak kodları açıktır; sırf hobi olarak binlerce insan bu kaynak kodlarını inceler, değiştirir, ve güvenlik açıklarını kapatır. Öte yandan yine hemen hemen her şey ücretsizdir. Tabi performans olarak da Windows’a fark atar. Örnek olarak; açılış ve kapanış süreleri Windows’a nazaran çok daha hızlıdır. Size bir olayı anlatayım, benim dizüstü bilgisayarımın fanı bozuktu; yani hiçbir şekilde soğutma yapmıyordu ben de durumu telafi etmek için masaüstü bilgisayarımın fanını söküp dizüstünün soğutma yerine takıyordum. Takmadığım zamanlarda ve Windows’ta en fazla 2 saat dayanabiliyordu, sonra aşırı ısındığı için bilgisayar kendini kapatıyordu; fakat bir gün Linux’te bu fanı çalıştırmayı unuttum ve bütün gün açık kalmasına rağmen bilgisayar sadece bir kaç derece ısınmıştı.

Viruslere değinecek olursak; Windows virüsler için cennettir çünkü çoğu kullanıcı yönetici olarak giriş yapar, ve Windows içinde virusler oldukça rahat bir şekilde yayılma ve yerleşme imkanı bulurlar. Mesela geçen gün oda arkadaşım format atıp Windows kurdu ve kurulumdan 5 dakika sonra bilgisayarına virus girip bilgisayarı kullanılamaz hale getirdi. Linux’te ise virusler dağıtım bağımlıdır yani Ubuntu’da çalışan bir virus Pardus’ta çalışamaz çünkü dosya yapılarından kimi komutlara kadar farklılıklar vardır. Ayrıca Linux’te sistem dosyalarını değiştirmek için yönetici olmanız gerekir; ve siz bilgisayara kullanıcı olarak girersiniz; bu da viruslerin işini iyice zora koşar.

Linux ile Windows arasındaki farkı kısa bir benzetme ile özetleyip sizi daha fazla sıkılmaktan kurtarayim; eğer bilgisayarınız bir araba ise Windows otomatik vites, Linux ise düz vitestir.

Linux kolay bir işletim sistemi değil ama benim temel şeyleri öğrenmem bir gün sürdü; bence siz de bir denemekten kaçınmayın. Benim başlangıç tavsiyem Pardus‘tur. Sağlıcakla kalın…