Günlerden salıydı, staj yaptığım yerden çıkmış Derya ile buluşmak için Taksim’e gitmiştim. O gün de annem ve dayımlar doktora gitceklerdi. Taksim metro çıkışında Derya’ya beklerken annemi aradım; sesi gayet keyifliydi gittikleri nöroloji, göğüs hastalıkları ve dahiliye testleri sonucunda anormal, tehlike yaratacak hiçbir şey çıkmamıştı. Çok sevindim çünkü annemin son zamanlarda sağlığından çok korkuyordum. Gönül rahatlığı ile Derya ile buluştum, Taksim’de Ekvator Cafe’ye gittik sohbet mohbet… Ertesi gün iş olduğu için erken kalktık 23:30′da evdeydim, dayımlar da annem de yatmışlardı, bütün gün hastanede yorulmuşlardır diye düşünüp ses etmeden ben de yattım. Ertesi sabah saat 06:30′da saatim uyandırdı beni, benim yataktan kalkmam ise 06:50′yi buldu, herkes hala uyuyordu, ben de apar topar hazırlanıp 07:10′daki servisime yetişmek için çıktım, tam çıkarken annemin öksürüğünü duydum ama annem sabahları uyandığında hep öksürdüğü için ciddiye almadım ve evden çıktım. Servise bindim şirkete geldim, kahvaltımı ettim tam ofise çıkarken saat 09:00′da dayım aradı, annemin biraz rahatsız olduğunu eve gelebilirsem iyi olacağını söyledi. Ben biraz merakla biraz da korkuyla çıktım şirketten. Minibüs ile Zincirlikuyu, metrobüs ile Kadıköy yaptım. Kadıköy’de dolmuşa bindim ama dolmuş bir türlü kalkmak bilmedi ben de dayanamayıp taksiye bindim, son gaz eve gittim.
Daha taksiden inmeden anladım, balkonda tanıdığım tanımadığım bir sürü insan ve hepsinin de gözünde tek bir ifade “vah yavrum”… Apar topar yukarı çıktım dayımla yengem beni kapıda karşıladı, ben çantamı bırakıp annem nerde diye sordum, dayım gayet sakin bir sesle içerde uzanıyor biraz dedi. Dayımın sakinliğinden daha da korkarak annemin odasına koşarak ama aynı zamanda korkarak gittim. Annemin yattığı yatak boştu, benim odamda uzandığını düşündüm tam kapıdan çıkacaktım dayımla yengemin benimle beraber annemin odasına gelmiş olduklarını gördüm dayım kolumdan tutup otur deyince ise, oturmaktan çok koltuğa yığıldım. İlk 5-10 dakika ne bir söz söylendi ne de bir çıt çıktı, dünya durmuş gibiydi, zaman beni askıya almış bütün o acıyı yavaş yavaş hissetmem ve yaşamam için kenarda oturmuş eğlence ile seyrediyordu sanki. O an sözlerin hiç bir anlamı olmadığı için herkes derin bir sessizlik içindeydi, sessizlik ise bana her şeyi anlatıyordu, annem artık yoktu… daha 12 saat önce konuştuğum, sabah öksürüğünü duyduğum annem ölmüştü…
Üç senedir yanında yaşadığımız, son günlerini olabildiğince iyi geçirmesi için elimizden geleni yaptığımız anneannemi ise kaybedeli sadece iki buçuk ay olmuştu. Tabiri caizse annem çok sevdiği annesini orda yalnız bırakmaya dayanamadı ve yanına gitti.
Bundan tam bir hafta önce 14 Eylül 2011′de tam bu saatlerde işte ben bunları yaşıyor, bunları hissediyordum…


Eylül 22nd, 2011 on 01:13
zor dostum zor, Allah rahmet eylesin.
Ekim 28th, 2011 on 10:10
Allah rahmet eylesin..
Ekim 29th, 2011 on 06:53
I have just read what you wrote about your mother’s death.. Although I did not understand every single word of it, but I felt the sense of shock and grief in it. Leaving your mom coughing early in the morning after all her check ups reassured you that she is fine, and coming back in few hours to realize that she is no longer there, and to see the “vah yavrum” expression on faces.. must have been a very hard experience..
Hope to see you in the nearest future.
I just dreamed of her this morning along with your grandma.. They are both always on my mind. They are among the people who left an imprint on my life, such “kibar, nazik insanlar”. They taught me a lot and were very loving and caring specially during my adolescence. Those memories I still cherish in my heart with “yengecim” (your grnadma) and Ufuk abla, will always remain lively and supportive to me.
I respect that you are working while still studying. Your mother was an achiever in her field and it seems that you are following her steps.Best wishes for you Dorukcim, and best regards to your uncles and dad with whom I also cherish childhood memories of funny moments. (by the way, Ali ağabey was the one who has put the Turkish basic grammar in my head
Aralık 25th, 2011 on 02:34
Doruk cum acı haberi yeni aldım desem (((( o da ablamın babanla ışık lisesinin toplantısında karşılaşmasından sonra..inanamadım annesidir dedim ablam da malesef eşini kaybetmiş dedi çok çok üzüldüm okuldan ayrıldığım için duymadım arkadaşlar da haber vermedi ne yazık ki sevgili arkadaşıma son vazifemi yapamadım..telefonum suya düştüğü için ne babanın ne senin numaralarınız olmadığından buraya yazıyım dedim acı olayı da buradan okudum zaten..Diyecek bir söz yok anneannen ve annen umarım -varsa- cennette olsunlar sana ve babana da sağlıklı uzun ömürler diliyorum..