3

Yeniden Merhaba

Bu yazıyı Doruk Kuban 18 Kasım 2009 tarihinde Bilgisayar, Genel, Hayat, Kişisel, Linux kategorisinde yazmış.

Yine sessizliğe teslim etmişim sevgili güncemi, 3 ay geçmiş son yazıya nokta koyalı… Şimdi zaten biliyorum öyle milyonlarca takip edilen bir site değil ama yine de kendime yakıştıramıyorum böyle boşlamayı sitemi. Neyse işin laf kısmını geçelim, 3 aydır yazamamın sebebi okulun başlamış olması ve her şeyin tahminimden çok daha ağır bir şekilde omuzlarıma yüklenmiş olması.

Bu uzun yazıya son 3 ayda neler olup bittiği ile başlıyayim. İlk olarak bahsetmek istediğim şeylerden biri bu sene okulumun müzik kulübünde başkanlık görevinde bulunuyor olmam, ilginçtir ki sessiz sedasız getirildim başkanlığa; seçim olmadan eski yönetim kurulunun toparlanıp bu işi Doruk yapar demesi ile geldim, bu da gururumu okşayan bir şey açıkçası. Öte yandan bu durumu çekemeyip, yanımda gözüküp sinsi sinsi kuyumu kazanlar var, bu beni çok üzüyor ama bir şekilde üstesinden geleceğimize inanıyorum.

Gelelim ikinci paragrafa, hatta önemi nedeni ile birinci paragraf olması gereken paragrafa, bu sene derslere bayaa bi’ asıldım, en azından geçen senelere göre oldukça büyük bir farkla. Tabii artık neredeyse kafamı kaldıracak vaktim olmuyor; ama gerek özel hayatıma, gerek ise sosyal hayatıma birazcık olsa da zaman ayırabiliyorum, geçen senelerde ayırdığım fazla zamana sayalım artık :)

Son 3 ay içinde değişen şeylerden biri de Alper sağolsun, 4 senedir kullandığım işletim sistemim Arch Linux oldu. Hala Arch’a devam ediyorum ama yeni gelen değişikliklerle biraz soğuttu beni; ancak beni rahatsız eden özelliklerin geliştiriciler tarafından bilinip yamalar için çalışmaların sürdüğünü bilmek insanın içini rahatlatıyor. Son yazım Exaile ile ilgiliydi, şansa bakın ki o yazıyı yazdıktan sonra Exaile yeni bir ana sürüm çıkarttı ve benim hoşuma giden çoğu özellik de eski sürüm ile beraber gitti, ama benim gibi düşünen insanlar hemen eski son sürümü paketleyip AUR‘a koydukları için şu an exaile-old kullanıyorum. Belki ileride son sürüme geçiş yapabilirim. Şu an sevgili Linux geliştiricilerinden acilen düzeltmelerini istediğim şey var, bunlar; 1- pidgin ve mail-notificiation ikonlarının arkasının saydamlığını kaybetmesi, 2- auto-mount özelliğinin çalışmaması ve içsel sabit disketteki bölümler bağlarken root şifresi sorması, 3- GDM hatası. Bunlar da düzelirse daha mutlu olacağım :)

Beni tanıyanlar bilirler, megoloman olmamın yanısıra konudan konuya atlamayı da çok severim; şimdi atlayacağım konu ise müzik kulübü (evet tekrar :) ) Kulüp ile ilgili anlamadığım en büyük şeylerden biri, benim çok kolaylıkla yapabildiğim ve yaptırabildiğim şeyleri eski yönetimlerin niye yapamamış veya akıl edememiş olması. Nedense bizim halkımız biraz böyle, söylenmeyi çok seviyor ama çözüm üretmeye tenezzül bile etmiyorlar. Facebook grubu, Google grubu, modern bir logo, kullanılmayan bir alanın depo olarak tahsisini sağlama, bir çok konserin altına imza atma… bunlar o kadar da zor şeyler değil ya.

Neyse ben de söylenmeye başladığıma göre, uykum geldi demek. İşte 3 aylık sessizliğimin çok kısa özeti buydu. Bundan sonra fırsat buldukça yazmaya devam edeceğim :)

Paylaşın veya kaydedin:

                 








 
2

Büyüdük

Bu yazıyı Doruk Kuban 16 Ağustos 2009 tarihinde Genel, Kişisel, Müzik kategorisinde yazmış.

Bi’ kısmınızın bildiği üzere geçen gün doğumgünümdü, burdan o gün yanımda olanlara, beni unutmayanlara ve hayatımın en güzel doğumgününü geçirmemi sağlamış olan herkese sonsuz teşekkür ediyorum. Eh artık 20′li yaşların başlarını bitirip ortalarında seyre çıktığım için, heralde artık büyümeyi bırakıp yaşlanmaya başladığımı söyleyebilirim  :)   Zaman, kelimenin tam anlamı ile akıp gidiyor. Hala aklımda 3 yaşımdaki anılarım varken, ilkokul zamanlarım yer yer aklıma gelip yüzüme gülücük yayarken, bir yandan da hayatın o acımasız ağırlığı omuzlarıma binmeye başlıyor, ve kendimi hazır hissedemiyorum hiç; zaten hangimiz hazır olduğumuzu söyleyebilirki. Ama güneşin kulağıma fısıldadığı gibi; yanımda ve çevremde, sevdiğim ve bana her daim destek olacak, hatalarımı kabul edip düzeltmeme yardımcı olacak, bir çok arkadaşlığı yıkıp geçecek şeyler yaşanmış, söylenmiş olmasına rağmen hala yanımda olan insanlar olduktan sonra ben dünyayı sırtımda taşırken ayla da top oynarım :)

Bayaadır bıkmadan dinlediğim birinin, bir şarkısına kafayı takmış durumdayım; bu yazının bahsi geçen gün belki de 30 kez filan bıkmadan sıkılmadan dinlemişimdir :) Kendisini marjinal radyo programı ile tanıdığımız, bir süredir bir gazetede köşe yazarlığı yapan ve bir kaç ay evvel kendi müzik albümünü çıkarmış olan Ayça Şen’in Büyüdük şarkısından bahsediyorum. Özellikle büyümeyi bitirip, yaşlanmaya geçtiğimi hissettiğim bu aralar tam beni anlatıyor gibi :) Bence bu şarkı içinde çocukluğun saflığını, gençliğin hırçınlığını, yetişkinliğin karmaşasını ve yaşlılığın sukünetini bir arada barındırıyor; ve sanki bir roman okurmuşçasına sizi kendi geçmişinizde bir yolculuğa çıkartıyor; bence albümün en başarılı ve en güzel şarkısı. Her ne kadar haddime düşmese de, burdan Ayça Şen’e kocaman bir alkış yolluyorum. Lafı fazla uzatmadan buyurun sözleri, eminim siz de şarkının sizi anlattığını düşüneceksinizdir.

Ayça Şen – Büyüdük (Astronot – 2009):

(N’oluyor be!)

Büyüdük, anlatamadan büyüdük;
Dinletemeden, büyüdük;
Küçücükken bir anda, büyüdük;

Büyüdük, büyümeden büyüdük;
Güvenemeden, büyüdük;
Küçücükken bir anda, büyüdük.

Gülecek, bi’ şeyler ararken yorulduk,
Tutunmak isterken hayata,
Hayaller kurarken yüzleştik.

Savaştık, çocuk askerler gibi;
Uğraştık, bir sebep varmış gibi;
Yarıştık, kaybedince ağlaştık.

Ve şimdi zemberekten kurtulan,
Bozuk bir akrep ile yelkovan.
Zamanla hepimizi güldüren,
Komik bir oyunmuş şu zor yaşam.

Ve sonra kalabalık ruhumuz,
Sesler çok karışmış uğultumuz.
Sakızdan çıkan bir şiir olmuş,
Yapışkan büyüklük umudumuz.

Büyüdük, büyü artık derlerken büyüdük;
Dünya kendini yerken büyüdük,
Küçücükken, bir anda büyüdük.

Savaştık, çocuk askerler gibi;
Uğraştık, bir sebep varmış gibi;
Yarıştık, kaybedince ağlaştık.

Ve şimdi zemberekten kurtulan,
Bozuk bir akrep ile yelkovan.
Zamanla hepimizi güldüren,
Komik bir oyunmuş şu zor yaşam.

Ve sonra kalabalık ruhumuz,
Sesler çok karışmış uğultumuz.
Sakızdan çıkan bir şiir olmuş,
Yapışkan büyüklük umudumuz.

Büyüdük, büyümeden büyüdük;
Güvenemeden, büyüdük;
Küçücükken ne ara, büyüdük;

Büyüdük, büyüdük, büyüdük;
Bir anda büyüdük.

Büyüdük, büyüdük, büyüdük;
Bir anda büyüdük.

Paylaşın veya kaydedin:

                 








 
Yorumları görmek için parolanızı girin.

Korumalı: Dorya

Bu yazıyı Doruk Kuban 24 Haziran 2009 tarihinde Aşk, Kişisel kategorisinde yazmış.

Yazı parola korumalı. Yazıyı görmek için parolanızı girin:


Paylaşın veya kaydedin:

                 








Bütün hakları saklıdır. © 2010 DRKKBN & DORYA
Tema: Laptop Geek tarafından Desk Mess. Tercüme & Uyarlama: Doruk Kuban. Bu site alanadı ve sunucu hizmetleri için GoDaddy'yi kullanmaktadır.